<%@ Language=JavaScript %> FranklinCovey Türkiye "Öncelikler"

Resim ve grafikler içeren bu e-mail düzgün görüntülenmiyorsa lütfen TIKLAYIN.

FranklinCovey Türkiye "öncelikler"

 

Eylül 2007

FCT "öncelikler"

Türkiye'de FranklinCovey ürün ve hizmetlerini sunmaya yetkili tek kuruluş olan ProVista Yönetim Danışmanlığı Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ve yalnızca dijital olarak yayınlanan bir haber bültenidir.

 

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı

Açık Eğitim Programı

 

2 - 3 Kasım 2007

istanbul

 

Detaylı bilgi için lütfen TIKLAYIN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnsan anlaşılırsa oraya ait olur.

Carl Rogers

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tel: 0232 247 50 21

Faks: 0232 247 50 22

 

info@franklincovey.com.tr

Etkinizi Artırın: Ethos, Pathos, Logos

 

 

İnsanların iş ortamında en sık karşılaştıkları sıkıntılardan birisi kuruluşlarındaki değişimi etkileme konusundaki "seçilmiş" yetersizlikleridir.

 

 

Yıllar önce büyük bir sigorta şirketinin ilk yirmiye giren temsilcileriyle çalışmam istendi. En yüksek satışları gerçekleştiren bu yirmi kişi en iyi uygulama örneklerini paylaşmak amacıyla her üç ayda bir toplanıyorlardı. Katıldığım ilk eğitim toplantısında hepsinin sızlanıp durduğunu ve eğitim programlarının kötülüğünden yakındıklarını farkettim. Özellikle kısa bir süre önce katılmış oldukları yıl sonu genel değerlendirme ve eğitim toplantısının aşırı savurgan ve müsrifçe düzenlenmiş olmasına canları çok sıkılmıştı. Oysa bu toplantı için çok iyi hazırlanılmış ve görsel efektler için oldukça fazla para harcanmıştı. Ancak tüm bunlar iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, sinerji ve olumlu bir iletişim için yeterli olamamıştı. Kısacası, onlara göre toplantının programı "iğrenç"ti.

"O zaman programı değiştirin!" dedim.

"Değiştirmemizin imkanı yok. Yıllardır şikayet edip duruyoruz ancak merkez ofistekiler bizi dinlemek istemiyorlar."

"Bakın!" dedim, "Böyle diyerek kendi kendinizi güçsüzleştirmiş oluyorsunuz." Ve onlara şunu açıkladım; aslında değiştirme gücüne sahip oldukları halde seçmiş oldukları yanlış tutum nedeniyle diğerlerinin zayıflığına prim vermiş oluyorlardı. Böylelikle mutlu olmaları, fayda sağlamaları beklentisiyle hazırlanan toplantılar tam aksine onlar için "eziyet" haline geliyordu.

Onlara "ETHOS, PATHOS, LOGOS" iletişim felsefesini öğrettim. ETHOS itibar demektir. İnsanların sizin tutarlılığınıza, dürüstlüğünüze ve yeterliliğinize duydukları inançtır. Onlara verdiğiniz güvendir. PATHOS empati demektir. Diğer insanların ihtiyaçlarına ve söylemek istediklerine duyarlı olmaktır. LOGOS ise mantıktır, muhakemedir. Bu sizin hedefiniz, maksadınız ve sunumunuzdur. Onlara sıralamaya dikkat etmelerini söyledim - ethos, pathos, logos- önce karakter, sonra ilişkiler ve en nihayet sunumunuzun mantığı.

Sonra kendilerine ne kadar "ethos"a sahip olduklarını gösterdim. Kuruluşları içinde çok iyi çalışan ve en yüksek geliri sağlayan kişiler olarak buna fazlasıyla sahiplerdi. Onlara güveniliyordu. Etkili patos için ise gereken altyapıya sahiplerdi.

Eğitim toplantıları hakkında görüşmek üzere üst düzey yöneticilerinden toplantı talep etmelerini önerdim. Sunumlarına yöneticilerinin eğitim toplantılarıyla ilgili görüşlerinin ve programın değiştirilmesiyle ilgili endişelerinin neler olduğunu yöneticilerinin kendi yapabileceklerinden dahi daha iyi bir şekilde anlatarak başlamalarını söyledim. Burada anahtar nokta şudur: Başkalarının düşüncelerini ve endişelerini dile getirirseniz, onların duygu ve düşüncelerine tercüman olursanız, anlaşıldıklarını hissedeceklerdir.

Ve şimdi logos... Karşınızdakinin düşüncelerini ve endişelerini tam olarak anladıktan sonra bu kez siz kendi düşüncelerinizi sunun. Artık buna duygusal olarak hazırsınızdır, çünkü yalnızca kendi  düşüncelerinizi zorla kabul ettirmeye çalışmadığınız, memnun olmadığınız eğitim toplantılarından kuruluşunuz için daha faydalı sonuçlar elde etmeye gayret ettiğiniz anlaşılacaktır.

Demek istediklerimi hemen kaptılar. Üst düzey yöneticileriyle toplanmak üzere aralarından iki kişiyi belirlediler ve sunumlarını gerçekleştirdiler. Yalnızca yöneticilerinin endişelerini dile getirmekle kalmayıp, onların çözüm bulmakta zorluk çektikleri konuları da konuştular ve bu konulardaki çözüm önerilerini ortaya koydular. Bunları aksiyon planlarının bir parçası haline getirdiler.

Kuruluşlarının politikaları ve kurum kültürü üzerinde düşündüler, gereksinimleri belirlediler. Ve tüm önerilerini, onaylanmasını daha kolay hale getirmek için, üç aylık bir pilot program haline getirerek yönetime sundular. Programları deneme süresiyle uygulamaya kondu. Elde edilen sonuçlar o kadar başarılıydı ki deneme süresinin bitmesini dahi beklemeden yönetim tarafından "şirket politikası" haline getirildi.

Üç ay sonra aynı grupla tekrar bir araya geldiğimde artık şirketin tüm eğitim programı istedikleri şekilde değişmişti. Yirmi başarılı temsilci sonuçları etkileme konusundaki güçlerini açıkça gördüler.

Bu hikayenin ana fikri bu temsilcilerin büyük bir yaptırım gücüne sahip olmalarıdır. Onlar kuruluşlarının en başarılı yirmi kişisiydiler ve hiç kimse onların bu başarısını inkar edemezdi.

Etkiye sahip olabilmek için itibara sahip olmalısınız. Üretken, dürüst ve açık olmalısınız. Çalışkan ve üretken değilseniz, çok söz veriyor ama sözlerinizi yerine getiremiyorsanız ciddiye alınmazsınız.

Eğer dürüst bir dokunuz varsa, empati gösterdiğinizde yöneticiniz bunu kendisini idare etmek değil anlamak amacıyla yaptığınıza inanacaktır. Yöneticinizin konumunu bir çıkış noktası olarak kabul edin ve problemlerini çözmeye çalışın. Kuruluşunuzun sosyal, kültürel ve politik gerçeklerini dikkate alın.

Sonuç olarak sürecin farkında olmalı ve sabretmelisiniz. Hiç bir şey bir gecede değişmez. "Ethos" ve "pathos"a sahipseniz doğru görüş açısına, zamanlama duygusuna ve fikirlerinizi cesaretle ifade edebilme becerisine sahip olacaksınızdır.

 

FCT "öncelikler" yalnızca isteyen alıcılara gönderilmektedir. Herhangi bir sebeple bir daha almak istemiyorsanız, lütfen tıklayınız.

FCT "öncelikler" ile ilgilenebileceğini düşündüşünüz tanıdıklarınız varsa lütfen tıklayınız.